Beni yazmaya iten nedir bilemem. Buruk heyecanları ölümsüzleştirme isteği mi, yoksa en sadık dinleyicimin beyaz kâğıt olması mı?
Ama şunu biliyorum ki artık zamanı geldi. Sana bugünü bekliyordum diyemem, çünkü hesapsızlığa alıştırmışım yaşamayı. Ve sana nasihat vermeye niyetli değilim. Söyleyeceklerimden dolayı mazur gör beni
Ama şunu biliyorum ki hesaplaşma vakti geldi
Farkındayım, sevemiyorsun hiçbir şeyi doludizgin. Her gecen gün kahroluyorsun sevemeyişine
Yapma dost, bil ki sevgi emek ister ve sen kahrolarak tükettikçe zamanı, ömür boyu mahkûmsun sevgisizliğe
Çabala dost, toprağa tohum saçan ve bu tohumların filizlenip meyve vermesi için sabreden bir çiftçi gibi çabala. Tohumlarını başkalarına saç sen de, hangi topraklar üzerinde yaşarlarsa yaşasınlar, saç tohumlarını onlara, her sevgi tohumu filizlendikçe sen de bir o kadar çoğalacaksın
Seni yüreklerinde taşıyacak insanlar. Aynı anda binlerce kilometre ötede bile senden bir parça nefes alacak. Söyle, çok mu zor gözüküyor?
Farkındayım yerin üstünde değil, yerin altında yaşıyormuş gibi hissediyorsun kendini. Fareler ve insanlar dekorunda
Omuzlarına biniyormuş gibi yerküre. Kendi çığlıklarınla yalnızsın
Ama bil ki dost; yanılıyorsun
Aynı yerküreyi paylaştığın birçok kardeşine göre daha şanslısın sen
Geceleri patlama sesleri bölmüyor uykularını, ya da her okula gidişinde mayınlara basma kaygın yok senin. Ölüme yürüme kaygın yok
Kardeşim açlıktan ölecek mi kaygın yok
Sen kendini şımarttıkça şımartan büyük bir bebeksin yalnızca
Ama demiştik ya, artık büyüme zamanı geldi, hesaplaşma vakti geldi
Yılma dost, en küçük engelde vazgeçme kavgalarından
Hep onurluca yürüt davalarını. Biliyorsun ki şimdiyi kurtarmak için vazgeçtiğin zaman sevdalarından, geleceğin fitilini yakmış oluyorsun şimdiden: Yanıp kül olmaya. Ama demiyorum ki sana, yık harap et kendini
Sürdür kavgalarını sürdürmesine ama yapılması gerekenleri de ihmal etme. Muhtaç olmamaya çalış herhangi birine. Çünkü muhtaç oldukça sen, ben diye biri olamayacak senin için
Mutlaka denetlenecek fikirlerin üçüncü şahıslar tarafından. Zincirleme dost, hiçbir şekilde kendini zincirleme
Özgür ol, yaşam boyu devrimin sürekli olsun, kendini yıkıp yeniden inşa edebil, eğer bunu yapamazsan, çürük temeller üzerine kurulan sen en ufak sarsıntıda yıkılıverirsin ileride.
Söyle, konuştuklarımızın en ufak kelimesinde yalan var mı?
Bilirsin, tüm düşüncelerimi sana sunmuşum ben
Farkındayım insanlara küsüyorsun bazen, küfrediyorsun halkın karanlığına
Ama dost, unutma; yanlış yaptığı zaman sırtını çevirdiğin bu halkın içinde sen de varsın. Ve her sırt çevirişin çaresizliğiyle baş başa bırakıyor bu sahipsiz çocuğu. Sen yalnız bıraktıkça elini tutan ilk kişiye aldanır bu çocuk. Onunla yürü dost, hep onunla yürü; belki asırlar geçecek ama o, ışığı keşfedecek sonunda
Ve bu ışıkta senin ufacık bir payın olması bile yaşamını anlamlı kılacak; bunu bil yeter. Küçümseme dost, insanları küçümseme, göklerden indirilmesi gerekeni düşür yere ama yerdekini küçümseme dost. Hep hatırla, senin de yerden kanatlanmaya başladığın o anı hatırla
Nefret edilmesi gerekenden nefret et dost, âşık olunması gerekene âşık ol. Arkasından vurmadan kimseyi. Yine de biliyorum, seni yıpratmak isteyenler olacak ve onlar için onurlu kalışın bir fırsat olacak. İşte o zaman onları yıkmayı bil, yoksa onlar senin gibilerden cesaret alıp zulümlerini arttıracaklar
Aldırma kirlenmişliğine birçoklarının, sen bu karanlıkta daha da belirginleşen saflığa dört elle sarıl: İşte sırtını dayayabileceğin tek dayanak, ne olur bırakma onu. Ne zaman kendine yalan söylemeye başlarsan o zaman intiharın ilk adımını atmış olursun çünkü.
Dinle dost, sana değer verenlerle bozma aranı ufak tefek şeyler için. Çünkü barıştığınız zaman, kavgalı geçirilen zamana yanacaksınız. Yaptıklarından pişman olacak aşamaya gelme, pişmanlıkların varsa da methetmesin seni.Keşkelerin esir almasın hayatını
Unutmamalısın ki hayat bir kere yaşanıyor. Ve zaman durmaksızın akıyor
Sen yine de, tüketilecek bir şeymiş gibi bakma zamana, üretmek için fırsat bil: paylaşmak için, gülümsemek için
Biliyorum çok merak ediyorsun kim olduğunu. Sen kim misin: Sen benim en acımasız, en kindar yargılayıcımsın, beni yerden yere vuran, hiçbir yanlışımı unutmayan
Sen ki en sevgili dostumsun, her zaman yanımda olan
Ağladım gecelerde beni yatıştıran, benle şarkılar söyleyip aynı umudu paylaşan
Sen bensin, ben de senim dost.
Aynaya baktığın kimi zamanlarda sana gülen gözlerle bakan, kimi zaman nefretiyle içini parçalayan bakışları olan o çocuk benim. Ve demin söylediğim gibi, bütün düşüncelerimi sana sunmuşum ben. Sana şunu söyleyebilirim ki, senin için akıl çağına gelme vakti çok yakın. Unutma kaybedecek zamanın yok, üstadın dediği gibi:
HAYATI ISKALAMA LÜKSÜN YOK SENİN!















Comments
ellerine sağlık
--
Jin Jiyan azadi.
--
------
''Yerin seni çektiği kadar ağırsın,
Kanatların çırpındığı kadar hafif.. ''
--
Jin Jiyan azadi.
--
------
''Yerin seni çektiği kadar ağırsın,
Kanatların çırpındığı kadar hafif.. ''
--
Bitti demeden önce, bir şeylerin başlamış olması gerek..
--
------
''Yerin seni çektiği kadar ağırsın,
Kanatların çırpındığı kadar hafif.. ''
--
Bütün insanları dostun bil, kardeşin bil kızım
Sevincin ürünüdür insan, nefretin değil
Zulmün önünde dimdik tut onurunu
Sevginin önünde eğil kızım
Ataol Behramoğlu
--
------
''Yerin seni çektiği kadar ağırsın,
Kanatların çırpındığı kadar hafif.. ''
İşte bu, hayatın en büyük özü... t ö z...
Kalemine sağlık Can!...
--
Vive la révolution!
---
S a c l a r i S a m a n S a r i s i, K i r p i k l e r i M a v i...
E l l e r i y s e B e y a z S a m d a n d a n M u m l a r d i...
Previous Page123Next Page